25 Ekim 2026 Pazar

Beton Sahnenin Çocukları

Beton sahnede yankılanır suskun isyan,
Eğilmez başım, kırılsa da zaman.
Kentin kıyısında savrulan çocuklar var;
Kimi ekmeğin peşinde, kimi suçun koynunda.





Her ağaç çiçek açmaz baharında; kimi güneşi bekler, kimi kendi mevsimini

 


İSTANBUL

Boğazda ay ışığı, suda gümüşten bir iz,

Minareler ufukta, zaman kadar sessiz.

Bir martı kanadında eski düşler dolaşır,

Taşına tarih sinmiş sokaklar konuşur.

Giden de sende kalır, kalan da biraz hüzün,

İstanbul, bitmeyen bir sevda her gün.


Niyagrodha'nın Uyanışı

SİDHARTA

niyagrôdhâ

koskoca bir ağaç görüyorum

                              ufacık bir tohumda

 

o ne ağaç ne tohum

om mani padme hum

 

sidharta buddha

ben bir meyvayım

               ağacım âlem

ne ağaç

               ne meyva

ben bir denizde eriyorum

om mani padme hum

-Asaf Halet ÇELEBİ








Bozkırdan Gönüle

Ne söz bizimdir ne yol; biz sadece bir çağrının yolcusuyuz.
İncitmeden konmak, kırmadan göçmek için...

Gönülden gönüle uzanan ince bir ses, bazen bir güvercin kanadında, bazen bozkırın sazında yankılanır.


Gönül yapmaya geldik, gerisi rüzgârdır.

 Bozkırın sazında bir türkü, gökyüzünde bir turna kadar geçiciyiz.

 İncitmeden konmak, kırmadan göçmek için.

 Bozkırdan öğrendik sabrı,

 Güvercinden öğrendik inceliği.

 Ne ararsak kendimizde, ne bulursak aşkta bulduk.

 Bir kuşun kanadında çıktık yola; menzil değil, hakikat oldu yolculuğumuz.

Döndükçe kalbe vardık, sustukça sözü duyduk.

Simurg'u ararken anladık; arayan da, aranan da birdi.

Eşiğe baş koyduk, kapı değil gönül açıldı bize.

Toprak gibi alçaldıkça, göğe biraz daha yaklaştık.

Tüm olasılıklar aşka varır; menzil muğlak, sır gönülde saklıdır.


Yol uzun, nefes kısa, dünya bir konaktır.
Gönülde bıraktığımız iz, ardımızda bıraktığımız sözden kıymetlidir.
Aşka çıkan her yolcu gibi biz de biliriz: Menzil muğlaktır, fakat istikamet bellidir.


Ucuz ile Değersizi Karıştırmak

-"Sis içindeki yatırımcı fiyatı görür; ufka bakan yatırımcı değeri."

Borsada en maliyetli hatalardan biri, ucuz görünen bir hisseyi değerli sanmaktır. Düşük fiyat her zaman fırsat anlamına gelmez.

Başarılı yatırımcılar, herkesin peşinden koştuğu hisseleri değil; geçici nedenlerle gözden düşmüş, ancak temel yapısı güçlü şirketleri ararlar. Çünkü gerçek fırsat, iyi şirketin geçici olarak ucuzlamasıdır.

Ancak dikkat:

Ucuz görünen her şey değerli değildir.

Bir şirketin kârlılığı düşüyor, borcu artıyor ve rekabet gücü zayıflıyorsa, fiyatındaki gerileme fırsattan çok bir uyarı işareti olabilir. İşte buna Value Trap (Değer Tuzağı) denir.

Değer tuzağı, yatırımcının ucuz sandığı bir hisseyi satın alması, ancak şirketin temel sorunları nedeniyle yıllarca beklemesine rağmen beklediği değere ulaşamamasıdır. Sorun fiyatın düşük olması değil, şirketin değer üretme kapasitesinin bozulmuş olmasıdır.

Bu nedenle yatırım kararı verirken;

  • Kârlılığa,
  • Borçluluk seviyesine,
  • Nakit yaratma gücüne,
  • Temettü geçmişine,
  • Rekabet avantajına

odaklanmak gerekir.

Bu noktada finans dünyasının ünlü yaklaşımlarından biri olan Random Walk (Rastgele Yürüyüş) Teorisi de hatırlanmalıdır. Teoriye göre hisse fiyatları yeni bilgileri hızla fiyatlar ve kısa vadede hareketler büyük ölçüde rastgele gerçekleşir. Bu nedenle piyasayı sürekli yenmek zordur.

Ancak Borsa İstanbul'da yatırımcılar çoğu zaman yalnızca şirket riskleriyle değil; yüksek enflasyon, kur belirsizliği, faiz politikaları, jeopolitik gelişmeler ve yabancı yatırımcı davranışları gibi çok sayıda dış faktörle de karşı karşıyadır. Bu nedenle bazı dönemlerde piyasanın sağlıklı bir "rastgele yürüyüş" sergilemesi bile zorlaşabilir. Şirketler güçlü finansal sonuçlar açıklasa dahi, makroekonomik endişeler ve risk algısı BIST'in genel yükselişini sınırlayabilir.

Dolayısıyla yatırımcı için asıl mesele günlük fiyat hareketlerini tahmin etmek değil; geçici piyasa algısıyla kalıcı değer kaybını birbirinden ayırabilmektir.

Sonuç olarak;

Fiyat her zaman değeri göstermez, ancak uzun vadede değer kendini er ya da geç fiyata yansıtır.

Ve belki de yatırımcının aklında tutması gereken en önemli cümle şudur:

Herkesin gördüğü fiyatı değil, herkesin göremediği değeri arayın.


 


Değer var ama güven eksik. Potansiyel var ama hikâyeyi satın alacak kalabalık henüz gelmedi.

Zaman zaman sis çöker ufka, değer görünmez olur.

 Kimi yalnızca düşen fiyatlara bakar, kimi uzaklardaki değeri görür.

 Sonbahar akşamlarının sessizliğinde olduğu gibi;

 sabır, gürültünün bittiği yerde konuşmaya başlar.

 Çünkü bazı yolculuklarda kazanç, doğru zamanda değil, doğru yerde bekleyebilmektir.

 

-Piyasa gürültüyü fiyatlar, zaman ise değeri.

-Sis dağıldığında manzara değişmez; onu görebilenlerin sayısı değişir.


Jean-François Millet – The Angelus (1857–1859)

Hasat zamanı gelmeden toprağı suçlamak, değeri ortaya çıkmadan yatırımı yargılamaya benzer.


Vincent van Gogh - The Sower (Ekici) - De zaaier

Bugünün tohumu, yarının hasadıdır. Yatırım da sabrın meyvesini zamanla verir.