19 Ağustos 2020 Çarşamba

Toplumların Saf Olmaya İhtiyaçları Var

İletişim Yayınları Dünya Edebiyatı serisinin 217. Görülmeyen Adam (Invisible Man) kitabında Ralph Ellison Afrika kökenli isimsiz bir Amerikalının Güney Carolina’da bir kolejden başlayıp Harlem’e uzanan Amerikan toplumundan ayrı düşmüş küskün bir mülteci olma hikayesini anlatıyor. Ellison bize ne düşünmemiz gerektiğini söylemiyor, olayları isimsiz kahramanın gözünden anlatmakla yetiniyor. Çok kültürlü, çok uluslu Amerika’nın derin problemine yakından şahitlik ediyoruz.

Görülmezliğini fark edinceye kadar canlı olmadığı iddiasında bir genç adam. Fonda Louis Armstrong’tan

Ne yaptım ben

Bu kadar kara

Ve bu kadar hüzünlü olmak için?

şarkısını dinliyor. Kulaklarında büyük babasının “başın aslanın ağzında yaşa onlarla uyum içinde ol ve savaşı sonuna kadar götür” sözleri.

Zengin Beyazları eğlendirmek için gözleri kapalı çoklu dövüşle başlayan kolej serüveni, Harlem’de boya fabrikasında iş bulması ile devam ediyor. Boya fabrikası “Amerika’yı Özgürlük Boyaları ile Saf Tutun” mesajı veriyor. Toplumların gerçekten saf olmaya ihtiyaçları var. Saf toplumları bulmak tarih boyunca her zaman çok ender olmuştur. Beyaz boya ile saflık kolayca sağlanabilse keşke. Biliyoruz ki insanlık belli bir yenilgi karşısında oynamaya devam ederek kazanılıyor. Saflık için birlikte çaba harcamaya devam etmeliyiz.

Kitabın kapağında siyah kültürün ve yaşamının karmaşıklığını ve çok yönlü doğasını anlatan, Harlem Rönesansı Hareketine mensup Amerikalı sanatçı Archibald J. Motley’in “The Jockey Club” eserini görüyoruz.


ARCHIBALD J. MOTLEY JR.
barbecue, 1934