13 Şubat 2019 Çarşamba

Karganın yüz türküsü varmış, yüzü de peynir üstüneymiş.


Herkesin üç kişiliği vardır; ortaya çıkardığı, sahip olduğu, sahip olduğunu sandığı demiş Alphonse Karr. Bizlerin üç kişiliğide tarih boyu göçebe olmuş.Fransız tarihçi Prof. Claude Cahen, "Türkler atalarının göçebe olmasından bir eziklik duyarlar." diyor. Türklerin öyküsü gerçekten de bir batıya göç öyküsüdür. Göktürklerden ayrılarak batı'ya doğru göç eden Oğuzların heybetli Dandanakan savaşı ve bu savaşı takip eden adamın harman olduğu Malazgirt üzerinden güvercin donunda Anadoluya akın etmeleridir bizim öykümüz.

 

50’li yıllarda iç göç köyden kente doğru hızla devam ederek Trakya’ya doğru uzanarak Avrupa kapılarını zorlamış. Fırsatını bulsak sınırı atlayıp Paris’e doğru yürüyüşe geçeceğiz.    

Medeniyetler tarihte Mezopotamya’da da olduğu gibi (Fırat ve Dicle) nehirler arasında gelişmiştir. “Maveraünnehir” denilen Amu Derya (Ceyhun) ile Sır Derya (Seyhun) arasındaki bölge de bizim için önemli bir bölgedir. Bu bölgede Türk tarihinin önemli olayları vuku bulmuştur, Buhara ve Semerkant Amu Derya boyunda kurulmuştur. Dandanakan bu bölgede vuku bulmuştur. Bu savaşla Büyük Selçuklu Devleti resmen kurulmuştur.

 

Orta Asya’nın tunduralarından çıkıp yürüyüşe geçtimizden beri hep gözü kara olmuşuz, hesapsız kitapsız hareket etmişiz. Biz hayatta açık vermişimiz usta, hesapta açık versek çok mu düşüncesi genlerimize işlemiş.

Nasıl böyle olduk orasını tam bilemeyiz. Ama ben o kuruluş günü yediğimiz şerbetsiz baklavadan şüpheleniyorum zaar.


 

 
 
Kızılırmak Kıyıları
Kardaş, senin dediklerin yok,
Halay çekilen toprak bu toprak değil.
Çık hele Anadoluya,
Kamyonlarla gel, kağnılarla gel gayri,
O kadar uzak değil.
 
Çamı bitmiş, kavağı azalmış,
Gamla örtülü bayırlar, çıplak değil.
Yedi ay kıştan sonra,
Yeşeren senin yaşamındır,
Yaprak değil.
 
Yersin, içersin sofrasından, üç yüz senedir,
Kuvvetlisin ama kuvvet hak değil.
Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan,
Mevsimler soğumuş, sular azalmış,
Buğday, Selçuklulardan kalan başak değil.
 
 
Parça parça yarılmış öküz ardında,
Parmağı üç pare, tırnağı ak değil.
Utanır elin ayağın,
Korkarsın yakından görsen,
Eli el değil, ayağı ayak değil.
 
Gün doğar, tarla kuşları uçuşurlar,
Ağır bir aydınlık, bildiğin şafak değil.
Öyle dalmış ki yüzyıllar süren uykusuna,
Uyandırmazsan,
Uyanacak değil.
 
Dertle, sefaletle yüklü,
Siyah leşlerle kararmış, berrak değil.
Çağlayan ne,
Akan kim,
Kızılırmak değil.
 
Kardaş, görmüyorum ama hala duyabiliyorum,
Geçmiş zamanlar gelecek zamanlardan parlak değil.
Vakte şahadet edercesine yükselmiş,
Akşam parıltısından, bütün zaferler üzerine,
Dağlar dalgalanmakta, bayrak değil.
 
Fazıl Hüsnü Dağlarca

 

İspanyolca “Toro” aşkı, ihtirası, kaderi çağrıştırır; İngilizce deki “bull” ise çayırlarda otlayan sakin bir hayvanı.

Doktorun hatasını eczacı, eczacının hatasını mezarcı temizler.

Bir tenefüssün sen, sevgilim, yurt bilgisiyle kimya arasında…Can Yücel

İnsanın ruhunda koca bir ateş yanıyor olabilir, ama hiçbir zaman kendi kendisini ısıtamaz onunla; gelip geçenlerse yalnızca bacadan çıkan cılız dumanı görürler ve yollarına devam ederler – Van Gogh (Vincent)

Sahi bu işin hesabını nasıl tutarsın?

On maymun mudur ederin, yoksa elli karga mı?

Bin balık mı edersin, milyon karınca mı?

Yoksa en az iki insan mı edersin aklınca?

Diğerleri öldükçe sen yaşayacaksın öyle mi?

Elli karganin ellisi de güler buna...

 

Korkak, cesura “sabırsız” der, sabırsız, korkağa “korkak” der. – Aristoteles

 

Tanrı et gönderir, şeytansa kasap. -Thomas Deloney

 

Hile yoksa, oyunda yoktur. -Richard Feynman 

 

Gemi battığında, deniz son sözünü söylemiş demektir. – İrlanda Atasözü

 

Kuklanın maskesini çıkaramazsın – G.K. Chesterton

 

Nedir ki buse? Bir sırrın ağza söylenmesi, kulak yerine. (Edmond Rostand – Cyrano de Bergerac)

 

Kainat büyük bir yer. Muhtemelen en büyük yer. -Kurt Vonnegut

 


 

-----------------

30 Yaşından Sonra Anlaşılan Gerçekler

Yalnızsınız... En sevdiğiniz bile bir yere kadar eşlik edecek size eğer ödünler vermezseniz.

Dünyada sizden milyarlarca olduğu. sizin özel olmadığınız.

Kariyerin bomboş bir aldatmaca olduğu.

Paranın saadet getirmediği.

Marifet Süleymanla konuşmak değilmiş, kuşla konuşmakmış.

En büyük vatanın evin olduğu. En güçlü devletin huzur olduğu.

 

Ölene kadar sizi kendinizle yüzleştirecek bir sürü sınav vereceksiniz.
 


Daniska Sevda Karası

 

Hasret şarkısı,

Senden öğrendim sevda karası,

İnsan yarası kadar.

 

Artık ne ağlamak senle

Ne de gülmek sensiz

Yağmur taşırım o günden beri Müjganıma

Hicranıma deniz

 

Artık kar tanesi yazın

Tomurcuk güzün

Çığlık taşırım o günden beri isyanıma

Gamzeme hüzün

 

Saçlarıma kar kalbime hançer

Yollarıma yar handeme keder

Yüzün taşırım leyli o gündür nisyanıma

 

Bir düş kıyısı

Yağmur sonrası, toprak kokusu,

Hasret şarkısı,

Senden öğrendim sevda karası,

İnsan yarası kadar.

 

Saçlarıma kar kalbime hançer

Yollarıma yar handeme keder

Yüzün taşırım leyli o gündür nisyanıma

Dualarıma kader

 

Bir düş kıyısı

Yağmur sonrası, toprak kokusu,

Hasret şarkısı,

Senden öğrendim sevda karası,

İnsan yarası kadar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder